Nice milletlere, farklı kültürlere ev sahipliği yapmış Mardin… Mezopotamya’nın en güzel, en verimli topraklarını yüzyıllar öncesinden keşfetmiş insanlar ve günümüze dek uzanan kardeşliğin ilk adımlarını atmışlar. Mardin şimdilerde ise kültür ve sanatın başkenti olmak için birbirinden güzel çalışmalar yapıyor. Bu çalışmaları şehre kazandıran, Mardin’i Doğu’nun parlayan yıldızı yapmak isteyen ve bu yolda emin adımlarla ilerleyen bir isim var… Mardin Valisi Hasan Duruer… Halkında desteği ile şehre yeni bir imaj kazandıran Vali Duruer’in misyonu, 2023 yılında dokusunu bozmamış güçlü bir Mardin oluşturmak.
Bölgeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
İstanbul Avcılar’dan buraya geldim. O zamanlar Avcılar’a bölgenin parlayan yıldızı diyordum. Şimdi ise Mardin için bunu diyorum. Çünkü her açıdan böyle; tarım, sanayi, turizm, kültür, sanat alanında Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi. Ve şuna inanıyorum ki birkaç yıl içerisinde Mardin’i kimse tutamaz, ama öncelikle terörün bölgeden uzaklaşması lazım.
Mardin, yıldız haline nasıl gelecek?
Tarımsal faaliyeti çok yüksek, 1 milyon dönüm arazi var, toprak verimli. Sanayi için ise; tarıma dayalı sanayide önemli gelişmeler var, her gün yeni yatırımcılar kapımızı aşındırıyor. Yatırımcılarımız da genellikle bu bölgeden oluyorlar, artan değeri yatırıma dönüştürmek istiyorlar. Şuanda 2. Organize sanayimizin hazırlıkları içerisindeyiz. Bölgemizdeki sanayi kuruluşlarımızın tamamı, günde 24 saat çalışarak civar ülkelere mal ihraç ediyorlar, zaten geçen seneki ihracat hacmimiz 500 milyon dolar. İhraç ettiğimiz ürünler arasında ise; çimento, un, bulgur, nişasta, mısır geliyor. Diğer taraftan mısır tarımı ileri olduğu için, hayvancılığın gelişme potansiyeli var. Mardin olarak tarımımız da organik, çünkü ilaç ve gübre girmiyor toprağımıza. Bazı yatırımcılar da bizlerle iki ayrı yerde doğalgaz termik santrali kurmak için irtibat halindeler.
Bölgedeki önemli yatırımlardan bahsedebilir miyiz?
Nusaybin sınır kapısının yakında temelinin atılacak olması bizim için önemli bir yatırım. Şu açıdan önemli; Habur Sınır kapısı’ndaki yoğunluğu alacak ve Türkiye’nin en modern sınır kapısı olacak. TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) tarafından 6 ayda bitirilmesi düşünülüyor ve 25 milyon dolar harcanacak. Bu da bölgedeki ticaretin artması anlamına geliyor. Zaten bölgemizde 20 bine yakın nakliye kamyonu var. Mardin’in bir diğer özelliği de havaalanının burada olması. İstanbul’a, Ankara’ya ve İzmir’e haftalık uçuşlarımız var. Bu da bizim için bir avantaj. En son aldığımız yatırım projesi ise, 500’er kişilik kız ve erkek ayrı olmak üzere birer apart residence.
Bu kadar yatırımın Mardin’e yapılıyor olmasının nedeni ne sizce?
Mardin’in hem tarihi, hem turistik hem de insani değerleri açısından önemli bir şehir olması özellikle de huzur ortamının olması yatırımları daha cazip hala getiriyor.
Şehrin önemli gelir kaynaklarından biride turizm. Bu alandaki çalışmalarınız nelerdir?
Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023 yılı için biz bir vizyon çizdik ve Mardin’i üç şeyle taçlandırmak istiyoruz. Bunlardan ilki Unesco’nun tarihi mirasçısı olması, ikincisi; dünyanın kültür başkenti olması, üçüncü olarak da Mardin’in Kültür-Sanat-Turizm şehri olmasını istiyoruz. Mardin’in turizm potansiyeli çok yüksek. Tarihi dokunun yüksek olduğu, hala ayakta kaldığı başka bir şehir Türkiye’de yok. Kimliğini muhafaza eden ender bir şehir. Bunun nedeni hem yapılaşmanın zor olması hem de Süryanilerin son yıllara kadar burada yaşamış ve şehir kültürüne sahip olması. Bu bölge, aynı zamanda Doğu Hıristiyanlığı’nın merkezidir. Mardin’de turizm dediğimiz de sadece tarihi Mardin şehir merkezini düşünmemek lazım. Midyat’ta tarihi doku olduğu gibi ayakta, Savur ayrı bir güzel, Doğal Antik Kent’i söylememe bile gerek yok. Köylerimizde çok önemli tarihi eserlerimiz var. Tarihi yönden o kadar zenginiz ki kanalizasyon kazısından bile “40 Haramilerin” definesi çıktı. Hasankeyf’i de interlandımız içerisinde değerlendiriyoruz ve burası da bölgenin en önemli turizm noktalarından biri. Kış aylarında da turizm yapılabilmesi için 3 tane kapalı spor salonu düşünüyoruz. Böylelikle Balkan Şampiyonası salon sporlarının hepsinin burada gerçekleşmesi mümkün olacak. Ayrıca kongre turizmi açısından da şehrimiz, cazibe merkezi olacak. Mardin’in bir şansıda, şehrimizi ziyarete gelen insanların, eğitim ve ekonomik seviyelerinin yüksek olması, bu bizim için büyük bir avantaj. Şu an Mardin merkezde yatak kapasitemiz bin beş yüz, gelecek sene bu rakamı 3bine çıkarmayı hedefliyoruz. Zaten 2023 yılı hedefimiz, 5 milyon turist, 20 bin yatak, 50 tane butik otel…
Unesco’nun tarihi mirasçısı olmak… Bunu açabilir misiniz?
Mardin’in Unesco’nun tarihi mirasçısı olabilmesi için 2002 yılında başvuru yapılmış, ama sadece başvuruda kalmış bu… Biz 20 aydan beri çalışma yapıyoruz. Peki ne yapıyoruz; Sokak çalışmalarımız var, sokaklara sonradan yapılan sıvaları, beton derzleri kaldırıyoruz. Yerlerine orijinaline uygun çalışmalar yaptık ve bunu 2011 yılına kadar bitirmiş olacağız. Bir ay içerisinde tarihi şehirde altyapı çalışmalarına da başlayacağız, sonra su ve kanalizasyon yeniletme çalışmalarımızı başlatacağız, örneklerini de yaptık. Elektrik ve telefon tesisatımızı yeniliyoruz, özellikle tarihi binalarımızın etrafında bulunan 80 tane direği kaldırdık ve görüntü kirliliğini bitirmiş olduk. Bu çalışmalarımız da devam edecek. 2011 yılı sonuna kadar hedefimiz; altyapı sorunu bitmiş, sokak sağlıklaştırması yapılmış, istimlaklar belli ölçüde yapılaraktan yıkımları gerçekleşmiş bir şehir haline getirmek istiyoruz Mardin’i. Şehrimiz, başı göklerde, ayağı okyanusta olan bir şehir. Çünkü baktığınız zaman Mezopotamya hakimiyeti altında bir bölgedesiniz, bizim okyanusumuz geceleri var. Ayrıca şehrimizin kuşbakışı lazer taramasını yapıyoruz. Bütün çalışmalarımız bittikten sonra bu tarihi şehri internetten adım adım 3 boyutlu izleme fırsatı yakalayabileceksiniz.
“MİSAFİRLERİMİZİ MEZOPOTAMYA MANZARASINDA AĞIRLAMAK İSTİYORUZ.”
Diğer bir çalışmamızda yıkım çalışmaları. Şu ana kadar 15 tane kamu binasını yıktık gözümüzü rahatsız eden ne kadar yapı varsa hepsini temizledik. Çünkü Mardin bir teras şehri ve beton binalarda bile bu dokuyu bozan yapılarda düzenlemelere gittik. Şehrimize sahip çıkmak için Valilik Konağı’nı da tarihi Mardin’e taşıyoruz, misafirlerimizi beton binada ağırlamak yerine Mezopotamya manzarasında ağırlamak istiyoruz.
Gezimiz sırasında küçük çocukların gruplara karışarak rehberlik yaptığını gördük. Bu çocuklar için tasarladığınız bir proje var mı?
Onların rehberlik yapması mümkün değil, çünkü bu alanda bir mevzuat var ve onun işlenmesi gerekiyor. O nedenle o çocuklarımız sadece gelen misafirlerimize ev sahipliği yapıyorlar.
Mor Gabriel Kilisesi’nde görevli kişiler bizlere, devletten destek alamadıklarını, halk ve bağışçılardan gelen desteklerle varlıklarını sürdürdüklerini söylediler. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şehrimizde 3 bin tane Süryani kalmış durumda. İhtiyaç olan yerlerde tabiî ki Valilik olarak çalışmalar yapıyoruz. Midyat’ta sokak sağlıklaştırma çalışması yaptık, tamamını bitirdik. 4 tane kilisenin dış cephe restorasyonunu yaptık. Elimizden geldiği kadar destek veriyoruz. Mor Gabriel ile ilgili bize herhangi bir talep gelmedi, kaldı ki dış cephe restorasyonunu da dışarıdan gelen desteklerle bitirmiş vaziyette.
Yine halkla yaptığımız sohbetler sırasında, bizlere mısır ihraç ettiklerini ancak bu işi nasıl yapacaklarını bilmedikleri için kaçak yollarla ihraç ettiklerini söyledi. Bu durumda sizler ne yapıyorsunuz?
Kişi ilgili kurumlarla görüştüğü zaman, bir malın nasıl ihraç edildiği anlatılır.
Dışarıdan bakıldığı zaman insanlar bu bölgelere terör önyargısıyla bakıyor. Ancak biz söylenenden çok farklı bir şehirle karşılaştık. Siz neler söylemek istersiniz?
Mardin’e gelen misafirlerimiz asla terör tereddüdü duymazlar, aralarında bu endişeyle gelenler olsa bile bunun bir yanılgı olduğunu anlarlar ve memnun olarak ayrılırlar. Burada yaşayan kadınlar bile gece saat kaç olursa olsun, diledikleri kıyafetlerle sokaklarda gezerler. Hatta bu konuda son derece iddialı konuşurum. İnsanlar nasıl İstanbul’da Bağdat Caddesi’nde rahat geziyorlar ise Mardin’de de o rahatlıkla gezebilirler.
Yeni bir kültür şehri oluşturuyorsunuz, bu alandaki çalışmalarınız nelerdir?
Valilik olarak, kültür faaliyetlerinin hepsini destekliyoruz. Çünkü Mardin’i kültür sanat şehri yapmak istiyoruz. Bunun için halkımızın faydalanabileceği; resim, müzik, dans ve heykel kursları açtık. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’ndan, İstanbul Senfoni Orkestrası’na kadar çok sayıda konser etkinliği gerçekleştirdik. Mardin Bienali’ni ilki geçen sene olmak üzere başlattık. Sinemardin 5 yıldır düzenleniyor ve bu yılki etkinlik Suriye ile ortaklaşa gerçekleştiriliyor. Cemil İpekçi’nin defileleri oldukça ses getirdi ve çok başarılıydı. Son olarak da 130 fotoğrafçı Mardin’i fotoğraflamak için şehrimize geldi. Buna benzer faaliyetlerimiz, gün geçtikçe artıyor ve devam edecek.
KÜLTÜRLER KOROSU
Koromuz, Türkçe, Kürtçe, Arapça, Süryanice ve Ermenice şarkılar söylüyor, özel programlarda bir araya geliyor. Geçen sene Amerika’da; Chicago, Los Angeles ve Atlanta’da konserler verdi. Farklı kültürleri bir araya getiriyoruz, güzel çalışmalar sunuyoruz. Son olarak önce ülkemiz insanlarının Mardinimizi ziyaret etmesini ve tüm dünya insanlarının Mardin ve çevresini kültür turizmi olarak görmelerini öneririm. Bizler ev sahibi olarak hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.


03 Temmuz 2011, 14:02
Hello, good post. I look forward to your next post. Thanks.